• Alacakların Tahsili, İcra ve İflas
  • Ticari Davalar
  • Gayrimenkul Davaları (Ortaklığın giderilmesi/Ecrimisil/Tapu İptal ve Tescil ve sair)
  • İş Davaları
  • Medeni Hukuk Davaları
  • Miras Hukukundan Kaynaklanan Davalar
  • Tazminat Hukuku
  • Menfi Tespit ve İstirdat Davaları
  • İstihkak Davası
  • Kamulaştırmasız El Atma Davası
  • Kooperatifler Hukuku
  • Organize Sanayi Bölgeleri Yasasından Kaynaklanan Uyuşmazlıklar
  • Şirketler Hukuku
  • Ceza Davaları

Ticaret Kanunu ile Medeni Kanun Arasındaki İlişki?

Türk Ticaret Kanunu, Türk Medenî Kanununun ayrılmaz bir parçasıdır. Türk Ticaret Kanundaki hükümlerle, bir ticari işletmeyi ilgilendiren işlem ve fiillere ilişkin diğer kanunlarda yazılı özel hükümler, ticari hükümlerdir. Mahkeme, hakkında ticari bir hüküm bulunmayan ticari işlerde, ticari örf ve âdete, bu da yoksa genel hükümlere göre karar verir. Kanunda aksine bir hüküm yoksa, ticari örf ve âdet olarak kabul edildiği belirlenmedikçe, teamül, mahkemenin yargısına esas olamaz. Ancak, irade açıklamalarının yorumunda teamüller de dikkate alınır.  Bir bölgeye veya bir ticaret dalına özgü ticari örf ve âdetler genel olanlara üstün tutulur. İlgililer aynı bölgede değillerse, kanunda veya sözleşmede aksi öngörülmedikçe, ifa yerindeki ticari örf ve âdet uygulanır. 

Ticari örf ve âdet, tacir sıfatını haiz bulunmayanlar hakkında ise ancak onlar tarafından bilindiği veya bilinmesi gerektiği takdirde uygulanır.

Ticari işler Nelerdir?

Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir.

Ticari Davalar Nelerdir?

Mutlak Ticari Dava Nedir? Nispi Ticari Dava Nedir?

Ticari davalar; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrılmaktadır.

1-) Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına (tacir olup olmadıklarına) veya bir ticari işletmeyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup, bu davalar TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Burada sayılan tüm dava türlerine ilişkin uyuşmazlıklara, (taraflar tacir olmasa dahi) ticaret mahkemesi bakmaktadır.

Tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın mutlak sayılan ticari davalar: (TTKm.4):

  1. Türk Ticaret Kanunu’nda, (Örneğin Kambiyo senetleri TTK.da düzenlenmiştir. Uyuşmazlık kambiyo senetlerini de kapsıyorsa mutlak ticari dava söz konusudur. Zira uyuşmazlığa TTK.hükümleri uygulanacaktır) b. Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşan­lar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinde, c. Türk Borçlar Kanunu’nun;
  • Malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, Rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, Yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, Kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, Komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545,  Ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörül­müş bulunan 547 ilâ 554, Havale hakkındaki 555 ilâ 560, Saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
  1. Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
  2. Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
  3. Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları MUTLAK TİCARİ DAVALARDIR. Ancak herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar ticari dava değildir.. Yani bunlar ticari dava sayılmaz. Ancak bu davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendiriyorsa ticari dava söz konusu olacaktır.

 

2-) Nispi ticari davalar, tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.

Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi zorunludur. Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari “davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine” bakmakla görevlidir. Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Görev hususu ise kamu düzenine dair olup, yargılamanın her safhasında mahkemece re’sen gözetilir.

Mutlak ve Nispi ticari davalar hakkında dava açılmadan önce arabuluculuk prosedürünün işletilmesi zorunludur. Bu husus dava şartıdır.

Ticari Davalarda Zamanaşımı Süreleri Değiştirilebilir mi?

Ticari hükümler koyan kanunlarda öngörülen zamanaşımı süreleri, Kanunda aksine düzenleme yoksa, sözleşme ile değiştirilemez